22 Aralık 2012 Cumartesi

26) Patrick Caldwell Moore

Bir süredir bu günceye herhangi bir yazı eklemedim. Fakat bugün hiç lafı uzatmadan bir şeyler yazmam doğru olacak. Az önce üzücü bir haberi öğrendim. Caldwell kataloğu olarak bilinen yıldız kataloğunun yaratıcısı, amatör astronominin gelişimine çağımızda en çok katkı göstermiş olan insanlardan Sir Patrick Caldwell Moore 9 Aralık 2012 tarihinde hayata gözlerini yummuş. Bu vefat haberini bu kadar geç öğrendiğime üzüldüm, ne yazık ki yerli medyada hiç yer almadı.

26.1. Patrick Caldwell-Moore.

Yolunuz bu sayfaya düştüyse Sir Patrick Moore hakkında daha fazla bilgi edinin. Onu anmanın en güzel yolu aktarmaya çalıştığı birikimden faydalanmak olabilir.

22 Eylül 2012 Cumartesi

25) İtalya Duomo di Milano'da Bir Astrofotografi Sergisi

Bir iş seyahati sebebiyle Eylül ayında bir süre Milano'da bulunmam gerekiyordu. Fırsat bulduğum zaman gezip görülmesi gereken yerleri de ziyaret ettim. Sanat galerilerinde sergilenen eserlerle, binaların cephe işlemelerinde bulunan figürlerle, meydanlardaki heykellerle, mağazalarda satılan ürünlerle ve daha birçok şeyle astronomi bilimi arasında ilişki kurulabilir. Şehir, bu kültürü yüzlerce yıldır yaşıyor ve etrafta bulunan eserlerle bu bilgiyi heykeller, sanat eserleri ve cephe mimarisi ile nesilden nesile aktarıyor.
Avrupa'nın dördüncü büyük katedrali olan Duomo di Milano şehrin tam merkezinde, metro hatlarının birleştiği büyük bir meydanda bulunuyor. Bu meydan günün her saati kalabalık olmasına rağmen gürültü kirliliği yok denilecek kadar az.

25.1. Duomo meydanında Milan Katedrali'nin önünde astrofotografi sergisi.
Moda haftası sebebiyle hafta içi meydanda çeşitli gösteriler düzenlendi. Cumartesi günü ise beklemediğim bir sergi vardı. Bu bir astronomi kulübünün düzenlediği astrofotografi sergisiydi (25.1.). Meydanda hatırı sayılır bir alan kaplayan bu sergide birçok fotografa yer verilmişti. Ayrıca ziyaretçiler hiçbir ücret ödemeden sergi alanına konulmuş olan bir teleskop ile katedralin zirvesinde bulunan altından yapılma Meryem Ana heykelini detaylı bir şekilde inceleme fırsatı bulabiliyordu (25.2.).
25.2. Sergi alanında bulunan teleskopa ilgi yoğundu.

Birgün Milano'yu ziyaret ederseniz böyle bir sergiye denk gelme ihtimaliniz az, fakat Milan'a gitme fırsatı bulan kişilerin Brera Astronomi Gözlemevi'ni (Osservatorio Astronomico di Brera) ve Bilim ve Teknoloji Leonardo da Vinci Müzesi'ni (Museo Nazionale della Scienza e della Tecnologia Leonardo da Vinci) ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

25.3. Milan'da bulunan tarihi Brera Astronomi Gözlemevi.

 Brera Astronomi Gözlemevi'ni ziyaret etmek istiyorsanız ziyaretinizden önce yer ayırtmanız gerekiyor çünkü müze herkese her zaman açık değil. Müze, Brera Güzel Sanatlar Fakültesi'nin (Accademia di Belle Arti de Brera) içerisinde bulunuyor (25.3.). Ayrıca fakültenin içerisinde bulunan sanat galerisini de (Pinecoteca di Brera) ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

2 Eylül 2012 Pazar

24) Mavi Ay

Gazetelerde ve televizyonlarda nadiren yaşanan bir olayın gerçekleşeceği, Mavi Ay'ın görüneceği söylendiğinde ben de herkes gibi Ay'ın bir çeşit ışık oyunu sebebiyle mavi renkte görüneceğini sanmıştım. Belki Ay tam da ufukta batmak üzereyken ışığın kırılması sebebiyle mavi tonlarda görülüyordur diye düşünmüştüm. Sabırla bekledim ve Ay ufukta kaybolmadan önce bir fotoğrafını çektim (24.1.). Biraz araştırma yapınca aslında böyle bir şey olmadığını öğrendim.

24.1. Çektiğim Mavi Ay fotografı.
 
Ay, Dünya'nın etrafında yaptığı tam turu ortalama 29.53 günde tamamlar. Dünya ise Güneş'in etrafında yaptığı bir tam turu 365.26 günde tamamlar. Bu sebeple bir senede Ay Dünya'nın etrafında yaklaşık 12.37 tur atar. Yani aslında Ay, Dünya'nın etrafında bir senede 12 turdan biraz fazlasını atar. Takvimlerimizde 12 ay olmasının sebebi işte bu yüzdendir. Ay'ın fazladan gittiği bu mesafe ise Ay'ın hareketini temel alan takvimler ile Güneş'in hareketini temel alan takvimler arasında bulunan yaklaşık 11 günlük farkın sebebidir.
 
Ay'ın kat ettiği bu fazla mesafe sebebiyle iki üç senede bir Ay bir sene içerisinde 12 tam turdan fazlasını atıyor gibi gözlenir. Yani dolunay bir mevsim içerisinde üç kere gözlemleneceği yerde dört kere gözlemlenmiş olur. Bu olaya "Mavi Ay" denilmesinin sebebi ise nadiren yaşanan bir olay olmasından kaynaklanıyor.
 
Demek ki Ay'ı gerçekten mavi renkte görüyorsanız bu fotografını çekmeye değer bir andır.

18 Ağustos 2012 Cumartesi

23) Zodyak ve Burçlar

Her ne kadar bu yaz astronomiye daha çok zaman ayırabileceğimi düşündüysem de bu pek mümkün olmadı. Uzay gözlem günlüğünü yazısız bırakmamak için astronomi terminolojisine ait bazı kavramları burada anlatmak istiyordum. Bunun için Zodyak ile başlangıç yapmak sanırım uygun olacak. Çünkü Zodyak hem astronomi kökenli birçok mitin temelinde yatan bir kavram, hem de bugün gazetelerin astroloji köşelerinin temelini oluşturuyor.

Zodyak'ı anlayabilmek için daha önceki yazılarımda da yaptığım gibi önce antik çağların insanı gözüyle gökyüzüne bakmamız gerektiğini düşünüyorum. Yalnızca çıplak gözle görülebilen yedi gökcismini ve yıldıztakımlarını izlediğimizi düşünelim. Gece olduğunda gökyüzünü sınırsız sayıda yıldız kaplar. Bu gökcisimlerinden yalnızca beş gezegen, Güneş ve Ay diğer tüm gökcisimlerinden farklı hareket ederler. Gündüzleri ise Güneş ve Ay dışında diğer gökcisimlerini görmek genelde pek mümkün değildir. Fakat oldukça ilginç bir olay dikkatimizi çeker. Geceleri gökyüzünü kaplayan tüm yıldızlardan farklı hareket eden bu yedi gökcismi (wandering stars) aynı zamanda yaklaşık olarak aynı yolu takip ederler. Antik çağların insanına göre gökyüzündeki diğer tüm yıldızlardan (fixed stars) farklı hareket eden bu gökcisimleri Ay, Güneş, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn'dür. Şekil 23.1'de bu rotanın üzerinde görülen Uranüs ancak telekopun icadı ile keşfedilmiştir, fakat onun da aynı rotayı takip ediyor olmasının çok basit bir açıklaması vardır.

23.1. Güneş sistemine ait gökcisimlerinin gökyüzünde daima izledikleri yol - Zodyak.

Güneş sistemina ait olan tüm gökcisimleri yaklaşık olarak aynı düzlemin (Şekil 23.2'de x-y düzlemi) üzerinde hareket ederler. Çıplak göze görünen farklı harekete sahip yedi gökcisminin Zodyak üzerinde hareket ediyor olmaları bu düzlemin üzerinde bulunan Dünya'mızdan onlara bakıyor olmamızdan kaynaklanır.

23.2. Güneş sistemimizdeki gökcisimlerinin tek bir düzlem üzerinde hareket ettikleri varsayılabilir.

Güneş, tarih boyunca insan için en önemli gökcismi olmuştur. Karanlığı aydınlatmış, hastaları iyileştirmiş, ekinleri büyütmüştür. Dünya'nın kendi ekseni etrafında dönmesi Güneş'in Dünya'nın etrafında döndüğü yanılgısına sebep olmuştur. Bu sebeple Güneş'in de Zodyak'ı takip eden bir yörüngeye sahip olduğu sanılmıştır. Böylece varoluşun merkezinde Dünya, onun üstünde Ay ve diğer gezegenler ve Güneş yer almıştır. Fakat bu yedi kürenin de üzerinde gökkubbe, yani konumları değişmeyen yıldızları taşıyan küre yer alır. Güneş Dünya'nın etrafında döndükçe bazı yıldızları perdeler, onların bir süre görünememesine sebep olur.

Gökyüzünde son derece düzensiz duran yıldızların bir anlamı olmalıydı. Güneş her gün doğup batıyordu, fakat bu hareket gökküre üzerinde bulunan yıldızlara göre oldukça yavaş kalıyordu. Oysa mesela Ay, Zodyak üzerinde Güneş'e göre çok daha hızlı hareket ediyordu. Güneş'in Zodyak üzerinde aynı konuma gelmesi bir sene sürerken, Ay Zodyak üzerinde bir senede tam on iki tur atıyordu.

Zodyak üzerinde Ay tam bir tur atarken Güneş de Zodyak üzerinde takip ettiği yolu yavaşça takip eder. Güneş'in Zodyak üzerinde bir ayda ilerlediği mesafe boyunca perdelediği yıldızlardan antik çağın insanları takımyıldızlar oluşturdular ve onlara özel anlamlar yüklediler (23.3). Böylece on iki burç ortaya çıktı. Astroloji uğraşı varlığını işte bu astronomi olayına borçludur.

23.3. Güneş bir aylık süre boyunca aslan takımyıldızının perdeliyor.

Yer-merkezli (geocentric) evren modeli Galileo Galilei'nin gözlemleri ile son bulmuştur. Edmund Halley ise gökkubbe üzerinde bulunan sabit yıldızların aslında sabit olmadıklarını paralaks yöntemi ile göstermiştir. Bu da aslında bu yıldızların hepsinin tek bir küre üzerinde Dünya'ya eşit uzaklıkta bulunmadıklarını, yıldızların farklı uzaklıklarda bulunduklarını göstermiştir. Buna göre takımyıldızlar aslında takım bile değillerdir!

23.4. Andreas Cellarius tarafından 1660 yılında resmedilen yer-merkezli evren.

Antik çağların kabul gören bilgisi günümüzde yerle bir olmuştur. Fakat bu elbette binlerce yıldır aktarılan bilgileri yok saymayı da gerektirmiyor. İçinde yaşadığımız düzeni anlayabilmek, tarih boyunca çeşitli kültürlerden aktarılan bilgileri doğru bir biçimde anlamlandırabilmek için geçmişin bilgilerine de ihtiyacımız oluyor.

Artık Andreas Cellarius'un 1660'ta yaptığı eseri bana daha anlamlı geliyor (23.4). Umarım sizler de keyfini çıkarırsınız.


17 Haziran 2012 Pazar

22) Teleskoplarda Kutup Ayarı Nasıl Yapılır?

Kaliteli astronomi fotografları çekebilmek için uzun süreli pozlama yapabilmek gerekiyor. Uzun süreli pozlama yapabilmek için ise kutup ayarı (polar alignment) yapmak gerekiyor. Astrofotografi konusunda biraz daha ilerlemek için ilk defa kutup ayarı ile fotograf çekmeyi denedim.
22.1. Ekvatoral ve altazimut kundak karşılaştırması.

Kutup ayarı yapabilmek için ekvatoral bir kundak kullanılmalı. Ekvatoral kundak teleskopun dairesel bir hareket ile yıldızları takip edebilmesini sağlıyor. Böylece teleskopun takip mekanizması yatay-düşey (altazimut) kundakların yaptığı gibi yalnızca iki eksende sırayla hareket etmiyor. Bu sanki elinizdeki kamerayla uçan bir kuşu vizörden sürekli takip edebilmek ile kuşu arada sırada görüş alanınızdan kaçırıp tekrar yakalamaya benziyor. Kuşu ekranda sabit görmek istiyorsanız kuşu sürekli ekranda tutarak takip etmelisiniz. Şekil 22.1, altazimut bir kundağın bir yıldızı takip etmesini kırmızı çizgiler ile, ekvatoral bir kundağın bir yıldızı ilerlediği yay boyunca takip etmesini ise turuncu çizgilerle gösteriyor. Uzun pozlama süreleri ancak bir yıldızın göksel küre üzerinde ilerlediği yay boyunca kesintisiz olarak takip edilmesi ile elde ediliyor.

22.2. Kundak Kutup Yıldızı'na, teleskop ise takip edilecek yıldıza bakacak şekilde ayarlanır.

Teleskopun kundağı Kuzey Yıldızı'na hedeflenir ve teleskop takip edilecek olan yıldıza doğrultulur. Böylece kundak Kuzey Yıldızı'nın üzerinde bulunduğu Dünya'nın dönüş ekseni istikametinde dururken teleskop da takip edilen yıldızı bu eksen etrafında yaptığı tek bir dairesel hareket ile takip edebilir (22.2). Kutup ayarının ilk adımı kuzey yarım kürede bulunan kimseler için öncelikle teleskop kundağının kuzey yönünde yerleştirilmesidir. Bunun için bir pusula kullanılır. Sonrasında Kuzey Yıldızı'nı hedefleyebilmek için bulunduğunuz konumun enlemini biliyor olmalısınız. Enlemin önemini şöyle düşünebiliriz, tam olarak Kuzey Kutbu'nda bulunan bir kişi Kutup Yıldızı'nı görebilmek için 90 derece yukarıya bakmalıdır. Kuzey Kutbu'ndan ekvatora doğru indikçe bu değer birer derece azalır. İstanbul için bu 41 derecedir.

22.3. Kundağın kutup ayarının yapılması.

Benim teleskopum Celestron NexStar 5SE ve bu teleskopun hem altazimut hem de ekvatoral olarak kullanılabilen bir kundağı var. Teleskopu kuzeye bakacak şekilde yerleştirdikten sonra enlem ayarını 41 derece olarak ayarladım. Hatta enlem ayarını teleskopun üzerinde yazan değerlerden daha hassas yapabilmek için bir cep telefonu uygulaması kullandım (22.3). Daha sonrasında teleskopun bilgisayarı benden meridyeni ve iki farklı yıldızı hedeflememi istedi. Meridyen hayali bir çizgi olduğu için teleskopu yere dik konuma getirmek bunun için yeterliydi. Hedeflenecek iki yıldızı da teleskopun bilgisayarı önerdi.

22.4. Çektiğim Dumbbell Bulutsusu fotografı.

Aslında kutup ayarımla ilgili yaptıklarım burada anlattığım kadar kusursuz bir biçimde gerçekleşmedi. Kutup ayarı ile çektiğim ilk fotografın pek de başarılı olduğu da söylenemez. Fotografta kırmızı halka içerisinde M27 görünüyor (22.4). Kutup ayarını doğru düzgün yapamadığım için fotografta yıldızların 25 saniye boyunca oluşturdukları yıldız-izi görülüyor. Gene de ilk denemem için bu sonuç beni memnun etti. Fotografla ilgili bilgileri Tablo 22.A.'da veriyorum. Kutup ayarını nasıl yapmam gerektiğini anlamaya çalışırken faydalandığım kaynaklar biraz kafamı karıştırmıştı. Umarım bu yazı yeni başlayanlar için açıklayıcı olur.

Tablo 22.A. Dumbbell Bulutsusu çekimi ayarları


11 Haziran 2012 Pazartesi

21) Yıldızizi Fotograflama

İngilizcede tethered kelimesi bir hayvanı iple bağlamak anlamında kullanılıyor. Fotograf makinesini bilgisayara USB kablosu ile bağlamak da Bağlı Çekim (tethered shooting) terimi ile ifade ediliyor. Fotograf makinesini bilgisayara bağlayarak çekim yapmak ise hem hafıza kartından alan kazanmak için hem de farklı zaman aralıkları ile çekim yapabilmek için oldukça kullanışlı bir yöntem.

Bağlı çekim yapmaktaki asıl amacım yıldız-izi (startrail) fotografı elde etmekti. Bu tip bir fotografı elde edebilmek için ya çok uzun süreli bir video çekimi yapılmalı veya belirli zaman aralıkları ile sabit kamera ile çekim yapmalı. Elbette video çekerek büyük miktarda veri kaydetmek yerine genel olarak tercih edilen yöntem çok sayıda fotograf çekip bunları daha sonra birleştirmek.
21.1. Hafıza kartı (SD card.)

Kamerayı ilk satın aldığım günlerde uzun süreli video çekimi yaparken bir tür kayıt problemi yaşamıştım. Fotograf makinesi video kaydı sırasında yalnızca birkaç saniye kayıt yapıyor, sonra kendiliğinden kaydı durduruyordu. Önce problemin kameradan kaynaklandığını sandım. Fakat konuyu biraz araştırınca bunun hafıza kartından (SD card) kaynaklandığını öğrendim. Hafıza kartı satın alırken kartın sınıfına dikkat etmek gerekiyor. Kartın sınıfı kartların üzerinde yazılı oluyor (21.1.). Eğer kartın sınıfı sekizin altında ise genelde bu tip sorunlarla karşılaşılıyor. Satın aldığım 32 GB ve Class 10 hafıza kartı ile bu sorun da çözüldü.

Bir önceki gece Büyük Kepçe takımyıldızının fotografını aslında bu yöntemle çekmiştim. Geçtiğimiz gün paylaştığım fotograf çektiğim 84 fotograftan yalnızca bir tanesiydi. Burada dikkat edilmesi gereken unsur bilgisayara bağlı olan fotograf makinesinin LCD ekranını çekime başlamadan önce kapalı tutmak. Çünkü ancak bu halde Canon’un EOS yazılımı bilgisayar üzerinden zaman ayarlı çekime izin veriyor.

21.2. Büyük Kepçe'nin yıldız-izi.

Fotografların poz süresini 30 saniye olarak ayarladım ve her çekimden sonra da 30 saniye bekleme süresi koydum. Böylece tüm çekim 84 dakika sürdü. Çektiğim bu 84 fotografı Startrails adlı bir program ile birleştirdim. Böylece Büyük Kepçe takımyıldızının gece boyunca gökkürenin üzerindeki göksel kutup etrafında yaptığı hareketi görebiliyoruz (21.2).

Sonunda estetik olarak güzel bir fotograf elde etmediğimin farkındayım. Fakat teknik anlamda bu konuda doğru yolda ilerlediğimi farz ediyorum ve burada paylaştıklarımın başkalarına da faydası olacağını umuyorum. Tablo 21.A.'da bu çekim için kullandığım ayarları veriyorum.


Tablo 21.A. Yıldız-izi çekimi ayarları




10 Haziran 2012 Pazar

20) Kallisto ve Arkas'ın Trajedisi

Bu defa teleskopu hiç kullanmadım. Yalnızca Canon DSLR 600D fotograf makinemi ve Canon EF-S 18-55mm lensini kullandım. Büyük Ayı takımyıldızına dahil olan Büyük Kepçe’nin bir fotografını çektim (20.1.). Görüntü kalitesini güzelleştirmek için fotografın üzerinde Paint.Net programı ile ufak değişiklikler yaptım. Fotografta Büyük Ayı'nın bir parçası olan Büyük Kepçe görülüyor.

20.1. Büyük Kepçe'nin fotografı.

Daha önce kutup yıldızı ve büyük kepçenin tarihteki yeri üzerine bir yazı yazmıştım. Bu ilgi çekici takımyıldız üzerine hemen her kültürde başka hikayeler de bulunmakta. Takımyıldızların isimleri ve içerdikleri hikayeler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Mustafa Pultar’ın Yıldız Adları Sözlüğü kitabını satın aldım. Artık gökyüzüne bakarken bu kitaptaki bilgilerden de faydalanıyorum. Bu kitaptan öğrendiğime göre Büyük Kepçe Yunan mitolojisinde de özel bir yere sahipmiş. Bu mit üzerinde daha fazla bilgi edinmek için Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü kitabından faydalandım.

20.2. François Boucher'in betimlediği Artemis.
 
Yunan mitolojisine göre ayılar ülkesi Arkadya’nın kralı Lykaon’un Kallisto adında güzel bir kızı varmış. Kallisto yalnızca Artemis’e ait bir periymiş ve yalnızca onunla beraber olurmuş (20.2.). Zeus bu sebeple Artemis’in kılığına girmiş ve Kallisto ile beraber olmuş. Bu beraberlikten Arkas adında bir de çocukları olmuş. Bunu öğrenen Zeus’un kıskanç karısı Hera, Kallisto’yu bir ayıya dönüştürmüş. Hera’nın öfkesinden çekinen Zeus, Arkas’ı da cezalandırmasın diye onu Arkadya’ya saklamış. İleride bir gün Arkadya’nın kralı olan Arkas, ormanda ava çıkmış. Hera tarafından uzun zaman önce ayıya dönüştürülmüş olan annesi onu görünce onu kucaklamak üzere heyecanla ona doğru koşmuş. Ayının annesi olduğunu bilmeyen Arkas, ondan kaçarken Zeus’un tapınağına girmiş ve onu kovalayan ayıyı orada bir ok ile öldürmüş. Fakat bu tapınağa girmenin cezası kesin olarak ölümmüş. Bunu öğrenen Zeus anne ve oğla çok acımış ve onları gök kubbeye yerleştirmiş. Zeus’un bu iyiliğini duyan Hera gene öfkeye kapılmış ve bir titan olan Tethys’den onların asla su içememelerini istemiş. Tethys de onları gök kubbenin tepesine, Kuzey Yıldız'ının yakınına yerleştirmiş [1,2].

20.3. Gökyüzünde Arkas ve Kallisto.
 
Bu mit belki de Yunanistan’da bulunan Arkadya bölgesinin kutsal gök kubbeyi süsleyen Büyük Kepçe kadar güzel ve özel olduğunu anlatıyordur. Mitte ilgimi çeken bir diğer detay da Arkas’ın annesi Kallisto’yu bir ok ile vurması. Bizler de bugün Büyük Ayı’dan çektiğimiz hayali bir ok ile Küçük Ayı’yı, yani Kuzey Yıldızı’nı buluyoruz (20.3.). Hikayenin bizlere aktardığını düşündüğüm bir diğer bilgi de mitler çağında dünyanın yuvarlak olduğunun bilinmemesidir. Hikaye, Büyük Ayı’nın asla denize batamayacağını söyler. Oysa bu yalnızca kuzey yarımkürede geçerli bir durumdur. Ayrıca günümüzde eklipsin eğiminin Mitler Çağı'na göre farklı olması sebebiyle Kallisto Atina ve Roma'dan ayağını suya sokabilmektedir.

Büyük Kepçe ayrıca yedi yıldıza sahip olması sebebiyle Yediger Yılduz, Yedigir, Yedi Uyuyanlar isimleri ile de anılıyormuş [2]. Yedi gökcisminin (Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) gök kubbedeki yıldızlara aykırı hareket ettikleri hatırlanırsa insanlığın Aydınlanma Çağı’na kadar yedi sayısına ve bu takımyıldıza duyduğu ilgi anlaşılabilir.

KAYNAKÇA

[1] Erhat, A., Mitoloji Sözlüğü, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2003.

[2] Pultar, M., Yıldız Adları Sözlüğü, İş Bankası Kültür Yayınları, 2007.